Ana sayfa Ekonomi FÖŞ yazdı: Gelişen Ülkeler’in kayıp 10 yılı—Türkiye dahil

FÖŞ yazdı: Gelişen Ülkeler’in kayıp 10 yılı—Türkiye dahil

25
0

Eve kapanmayı gayet faydalı buluyorum, özellkle, alkollü içecekler ve “ilaç” tedarikimi “özel teşebbüsten” yapabiliyorsam.  İçeriye kapanmayı “içime dönme”, yani kendi iç dünyamı keşfetmek için  fırsat bildim. Ben kimim, niçin bu dünyaya geldim, öldükten sonra ne olacağım?  Yaşamanın amacı nedir? Bir litre ev imalatı buzlu votkayla 10 dakikada buldum soruların cevabı:

Sen uyuz bir moruksun.

Doğum kontrol hapı keşfedilmeden dünyaya geldin, başka hiç bir nedeni yok.

Geberince Cehennem’e gideceksin, ordan da kovulup, azap içindeki ruhun ebediyen Araf’la Dünya arasında gezinecek.

Dünyada olmanın tek nedeni, bitkilerin gübre ihtiyacını karşılamak.

Hay, Odin’in  paslı asası, hala açılmaya 16 gün, 23 saat ve 49 dakika var. Bu kalan zamanda ne yapacağım?  Covid-19 sonrası dünyayı düşlemeye başladım. Bir yanda da TV’yi açtım, yollar normal Cuma trafiğinden daha kalabalık. Spiker de “hiç ders almadık” filan diye mızmızlanıyor. Ha-şa, bir çoğumuz ders aldı, ötekiler de kaybedecek veya ölecek.  Covid-19’dan sonra hiç bir şey eskisi gibi olmayacak.

Ama, adını vermek istemediğim bu Penguen TV Kanalı’ndaki Spiker değil gelecek hakkında tek yanılan.  Ekonomistler, fütürolojistler, proktolojistler ve sosyologlar da Covid-19’un bir kavşak, bir harman yeri olduğunu kavramıyorlar. Bu inatçı pandemi başlamadan önce de dünya tarihsel bir devinimin içindeydi. Politika boyutunda, Batı, Çin ve başlıca 2 müttefiki Rusya ve İran’a karşı kıyasıya, ölümcül bir Medeniyetler Savaşı başlatmıştı. Sanayi 4.0, Nesneler’in Internet’i (Nİ) ve Yapay Zeka (YZ) çalışma ve özel hayatımızı bir kaç yıl önce tahayyül edemeyeceğimiz hızda değiştiriyordu.

Gelecek-bilim literatüründe zikredilmeyen bir sosyal ağlar ya da platformlar fenomeni var ki, belki bir az önce saydığım 3 lokomotif trendden daha hızlı ve radikal biçimde karman-çorman edecek dünyayı. Çünkü, Sanayi 4.0, NI ve YZ ekosistemi değiştirirken, sosyal ağlar bizi, yani bilgi edinim ve analiz yöntemlerimizi, hayatı algılamamızı değiştiriyor. Daha da kötüsü veya iyisi, hiç bir sosyal ağ, sosyal ağ olmakla kalmıyor. Kapitalizmin üstünde yürüne yürüne aşınan yolunda süratle ilerleyerek bankacılıktan mağazacılığa, pezevenkliğe (Facebook’u açın göreceksiniz, Tinder’e gitmenize gerek yok) ve siyaset mühendisliğine savunuyor. Yani, pazar gücü elde ediyor.

İşte, Covid-19, tüm bu trendlerin birleşip mütasyona uğradığı nokta. Ek olarak, onun getirdiği yara izleri ve evrimsel etkenler da var.   Şöyle düşünün, içten yanmalı motoru biliyorduk, petrolün enerji üretme gücünü de, demir-çelikten taşıtlar inşa etmeyi de öğrenmiştik, tren yapıyorduk. Sonra bir gün önce Daimler, sonra Ford tüm bunları bir araya getirdi, ve otomobil devrimi başladı, yılda 30 bin trafik kazası.

İşte Covid-19 da böyle bir şey. Daha önce birbirinden ayrı seyreden, ya da etkileşimi zayıf olan süreçleri harmanladı, DNA’larını bir kaba boşalttı, kendi genomlarını enjekte etti ve bizi yeni bir yaşama itecek formülü üretti.

Bu yeni dünyada ilk kaybedenler belli oldu:  Çin dışında, Türkiye dahil Gelişmekte Olan Ülkeler (GOÜ, Piyasalar = GOP).  GOÜ’nün en az 10 yıl  yediği dayağın acısı ve yaralarını atlatamayacağını büyük bir cesaretle ilan ediyorum bu köşeden tüm dünyaya.

İlk gözlemim şu:  Asya’da bir kaç zengin GOÜ hariç, bu devletler Covid-19’la başa çıkamıyor. Eğer ağaç kavuğunda yaşamıyorsanız, Hindistan’ın artık bir insanlık dramına sahne olduğunu görmüşsünüzdür. Hastalar yollarda, ailelerinin kollarında, çaresizlik içinde ölüyor. Brezilya’da da durum farklı değil.  İlginçtir, yatırım bankaları dehaları Hindistan’ın bu sene %12.5 GSYH büyümesi kaydedeceğini iddia ediyor.

Ama, Covid-19 sadece bu 2 iki ülkede ölümcül bir problem değil. Latin Amerika’da Arjantin, Asya’da ise Bangladeş ve Himalaya devletleri, Kuzey Kore,  Pasifik ada devletleri yeni dalgalar rapor ediyor. Bizde ise kapanma arifesi göçü sayesinde, bütün varyantlar Anadolu’ya yayıldı. 18 Mayıs’ta yerli ve milli türümüzü resmen tanıtacağız:  Kara-topaç.

GOÜ’e yetecek aşı yok. Olsa da bu ülkelerin sağlık sistemleri halkı çok hızlı aşılamaya yetkin değil.  Yani, emtia satıp para kazanacaklar hariç, GOÜ bu sene sizlere ömür. Fakat Covid-19’un ekonomik hasarı konusunda çok yazdım, kendimi tekrarlamak niyetinde değilim, niyetinde değilim, değilim.

En az 3 adet eğitim ve ömür boyu gelir arasındaki bağlantıyı inceleyen araştırma okudum. İlk ve orta öğretimde gençlerin sınıf-içi eğitimden bir yıl uzak kalması ömür boyu gelirlerini $3-12 bin arası düşürüyor. O ülkenin GSYH büyüme hızını 10 yıl kadar olumsuz yönde etkileyebiliyor. ABD, Japonya, Güney Kore, Çin bu sorunu çözdü.

Yukarda zikrettiğim GOÜ ve Türkiye hala çözüm bulamadı. Zaten PISA uluslararası standart yetenek sınavlarında kümeye oynayan bir ülke olarak uzaktan eğitimin ilerleyen yıllarda üreteceği çıktı kaybını hesaplayabiliyor musunuz?

Tam bu satırları yazdım, değerli dostum Serdar Kuzuloğlu Linked-in’de şu satırları ve aşağıdaki grafiği paylaştı: “Türkiye’de uzaktan eğitime devam oranı özel okullarda yüzde 83, devlet okullarında yüzde 36”.

Hindistan’da Modi israrla ülkede tam kapanma ve kapatmayı geciktiriyor, çünük o da yobaz-kurnaz, ekonomiyi kurtaracak göya. Ama tam tersi oluyor. Firmalar temel üretim faaliyetlerini bir kenara koyup, oksijen silindiri, respiratör ve diğer acil ihtiyaç hasıl olan tıbbi malzemelere dönüyor. Geri kalanlar da Modi’ye yalvarıyor: “Kapat bizi, sağlıklı eleman kalmadı, bizim de hastane masrafı ödeyecek dermanınımız!”

Bizde 16.5 milyon işçi fabrika ve atölyelerde virüse teslim. Ne söylemek istiyorum? Bu  tür ülkelerde özel sektör sabit sermaye yatırımı yapar mı, kardeşlerim?  Yapmaz, ama ABD 1Ç2021  GSYH rakamlarına bakın, özel sabit sermaye yatırımları patlamış. Ucuz finansmandan istifade, özel sektör Sanayi 4.0, NI ve YZ’yı işdalına uyguluyor. Çin’de bu konu zaten resmi politika. Bizde kaynaklar Kanal İstanbul’a,  YİD müteahhitlerine, dini vakıflara, camilere gidiyor. ABD ve Çin senede yüzmilyarlarca dolarla yüksek teknoloji ve AR-GE rekabetini başlatıyor.

Anladınız mı niye GOÜ’in 10 yıl kaybedeceğini?  Zaten geri oldukları teknoloji üretme ve varolan sabit sermaye kapasitesine uyumlama sürecinde en az 2 yıl kaybettiler. Velakin, daha da uzun süre kaybetmiş olabilirler. Çünkü Covid-19 esnasında (haklı olarak) borçlandılar. Hey-hat, tam borcun ödenme zamanı gelirken, Fed ve AMB tahvil alımını yavaşlatıp, faizleri hafiften yukarı tırnaklamaya başlayacak. Dolar ve Euro GOÜ FX’e karşı değer kazanmaya başlayacak.

Yalnız GOÜ Hazineleri değil, çok FX borçlu özel şirketleri de çok uzun süre yeni teknolojileri fabrikaya getirmeyi beceremeyecekler.

Artık bir kaç istisna dışında, GOÜ’in Gelişmiş Ülkeler’le aradaki gelir uçurumunu kapatma ihtimali kalmadı. Zaten IIci Dünya Savaşı’ndan bu yana sadece İsrail, Güney Kore ve Tayvan Gelişmiş Ülke statüsüne geçebildi. Çin ilerki yıllarda belki geçebilir. Bundan sonra Orta Gelir Tuzağı’nda müebbete mahkum edilenlerin, Dar Gelir Arafı’na düşmesini seyredeceğiz.

DUYURU:  Çarşamba akşamı Covid-19 sonrası dünya düzeni konusunda bildiklerimi, gördüklerimi Integral Yatırım’ın düzenlediği bir sanal seminerde anlatacağım. Katılım ücretsizdir. Beklerim.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here